Dirsek Kırıkları

2965

DİRSEK EKLEMİ

GENEL BİLGİLER
Eklemlerin gereksinimlere uygun olarak tasarlanmış birbirlerinden farklı kemik ve yumuşak doku anatomileri mevcuttur. Eli 3 boyutlu düzlemde (uzayda) gerekli olan yere ulaştırma görevi olan omuz eklemi nerede ise 360 derecelik (her yöne) hareket sınırına sahiptir (resim 1). Buna karşın dirsek ekleminde hareket sınırı sadece tek yönlüdür. Bu hareket aksına fleksiyon/ekstansiyon (dirseği açma /kapama) adı verilmektedir (resim 2). Bir eklemin hareket sınırı ne kadar fazla ise stabilite (sağlamlık) için çevresindeki yumuşak doku desteğine o kadar çok ihtiyaç duyar. Örneğin omuz ekleminin stabilitesini (yerinden çıkmamasını) sağlamak görevi temel olarak eklemin çevresindeki yumuşak dokulara (eklem kapsülü, bağlar, çevre kas-tendonlar)aittir (resim 3). Buna karşın hareket sınırı omuz kadar fazla olmayan dirsek ekleminde sağlamlık (yerinden çıkmama) görevi kemik dokuya aittir. Genelleme yaparsak bir eklemin hareket sınırı ve yönü ne kadar fazla ise o eklemde instabilite (sağlam olmama, gevşeklik) problemi o kadar sık gözlenir. Bir eklemin hareketi tek yönde ise (örneğin dirsek ekleminin sadece açılıp kapanması) ve hareket sınırı fazla değilse o eklemde instabilite problemi daha az gözlenir.

Buna karşın bu tip eklemlerde hareket sınırının kısıtlanması (eklem sertliği) problemleri daha sık gözlenir (resim 4, resim 5). Özetle her eklemin özelliğine bağlı olarak stabilitesinde ya kemik yapı ya da yumuşak dokular daha önemli rol oynamaktadır.

dirsek-cerrahi
dirsek-cerrah
dirsek-ameliyati

Dirsek ekleminin instabilite problemi daha nadir olarak gözlenir ve genellikle belirgin travma sonrası başlar. Belirgin travmadan kasıt, eklemin çevresindeki kemik yapıların kırılması veya bağ ve kapsülün kopması ile sonuçlanan yüksek enerjili yaralanmalardır. Bu tip yaralanmaların vaktinde ve uygun şekilde tedavi edilmemesi sonucu instabilite (sağlam olmama, gevşeklik) problemi ortaya çıkar. Bu problemi üç ana gruba ayırabiliriz.

1) Dirsek Eklemi Çevresi Kırıkları

A-Radius başı kırıkları (resim 6, resim 7)
B-Olekranon kırıkları (resim 8)
C-Koronoid çıkıntı kırıkları (resim 9)
a
b
c

 

 D-Distal humerus kırıkları (resim 10, resim 42, resim 43, resim 44, resim 45)

d
e
f

 

E-Kapitellum kırıkları (resim 46, resim 47)

f

2) Dirsek Eklemi Çevresi Bağ Yaralanmaları

 

A-MCL (medial kollateral bağ) yaralanmaları (dirsek iç yan bağ) (resim 11, resim 12)
B-Eklem kapsülünün tamamen yırtılması (Horii dairesi yaralanmaları)(resim 48, 49)
h
j

 

C-Eklem kapsülünün tamamen yırtılması (Horii dairesi yaralanmaları)(resim 48, 49)

k

3) Kırık ve Bağ Yaralanmasının Birlikte Gözlenmesi (kırıklı çıkıklar): Mutsuz üçlü (unhappy triad) yaralanması: Radius başı, koronoid kırığı ve dirsek çıkığı (resim 30, resim 31)

l

Her yaralanma yukarıdaki şemaya uymayabilir. Örneğin bazı kırık tipleri bir arada gözlenebilir. Temel prensip olarak dirsek eklemi çevresindeki kırıkların usulüne uygun olarak cerrahi yöntemle sabitlenmesi, bağ ve yumuşak doku yaralanmalarının tamir edilmesi ve BİR AN ÖNCE EKLEM HAREKET VE FONKSİYONLARININ SAĞLANMASI gerekir.

Tüm bunlar yapılmadan, dirsek eklemi hareketsiz tutularak da kaynama sağlanabilir (alçı vb). Bu durumda kırıklarla birlikte dirsek eklemi de kaynar ve DİRSEK HAREKET KISITLILIĞI oluşur. Yani kırıkların kaynamış olması bir anlam ifade etmez çünkü eklem fonksiyonlarını kaybetmiş olur. Cerrahi tedavi uygulanmadan, alçı tedavisi de atlanarak erken hareket başlanması ise başka önemli sorunlara yol açar. Kırık kaynamayacağı ve bağlar iyileşmeyeceği için bu sefer İNSTABİLİTE (SAĞLAM OLMAMA-GEVŞEK OLMA DURUMU) sorunu ortaya çıkar. Eklemin her hareketi ile ağrı ve patolojik hareket oluşacağından eklem gene fonksiyonlarını kaybetmiş olur.

Özet olarak dirsek ekleminin iki ana problemi İNSTABİLİTE VE HAREKET KISITLILIĞI, usulüne uygun tedavi uygulanmayan veya tedavi için hiç başvurmayan kişilerde gözlenir.
DİRSEK İNSTABİLİTELERİ (SAĞLAM OLMAMA-GEVŞEK OLMA DURUMU)
STABİLİTEYİ (sağlamlığı) SAĞLAYAN UNSURLAR:
1-Ekleme ait unsurlar:
Radius Başı: Normal dirsek ekleminde radius başının olmaması klinik olarak stabiliteyi (sağlamlığı) etkilememektedir. Normalden kasıt dirsek iç yan bağlarının sağlam olmasıdır (MCL, Medial Kollateral Bağ). Buna karşın MCL’in yırtık olduğu dirsek ekleminde sağlamlık için radius başının yerinde olmasına ihtiyaç vardır (resim 13). Özetle dirsek iç yan bağın sağlam olup olmadığından emin değilsek radius başının anatomik olarak tamiri stabiliteyi sağlamak açısından en uygun yaklaşım olacaktır.
Çünkü MCL yırtık iken stres uygulandığında radius başı önemli bir stabilizatör görevi görmektedir.
Lateral Ulnar Kollateral Bağ (LUCL) yaralanmalarında radyus başının durumundan bağımsız olarak Postero-Lateral Rotatuar İnstabilite (PLRI) gelişir (resim 14). Bu isim bir çeşit instabilite (gevşeklik) durumunu tarif eder. Bu nedenle bağın tamiri en uygun tedavi yaklaşımıdır.

m

Sonuç olarak radius başı önemli bir ikincil (sekonder) stabilizatördür (resim 14)

 

Olekranon: Dirsek eklemi stabilitesinde ana faktör koronoid çıkıntıdır. Çeşitli miktarlarda kesi yapılarak sağlamlığın test edildiği çalışmalarda, stabilitenin korunabilmesi için gerekli olan kritik olekranon miktarı en az %50 olarak tespit edilmiştir (resim 15).
Koronoid: Stabilite için gerekli olan koronoid miktarı kollateral bağların ve radius başının sağlamlığına göre değişkenlik gösterir. Fonksiyonel bir dirsek eklemi için koronoidin en az %50’sinin korunmuş olması gerekir. Beraberinde radius başı yokluğu ise stabiliteyi belirgin oranda sekteye uğratır. Koronoid stabilitenin sağlanması için kritik (en önemli) bölgedir (resim 16).

n

2-Bağ ve yumuşak dokulara ait unsurlar: 
Deneysel çalışmalar varus/valgus stresi uygulandığında kollateral bağların %50, eklem yüzeylerinin %50 oranında stabiliteye katkıda bulunduğunu göstermiştir.