Ganglion Kisti

NEDİR?

Ganglion el ve el bileği çevresinde en sık gözlenen kitledir. Bu kistler kötü huylu (habis=kanser) değildir ve diğer doku ve organlara uzanım (sıçrama) göstermezler. Ganglion sapı olan, sıvı dolu kistik bir yapıdır (resim 1). İçerisindeki sıvı madde jel veya jöle kıvamındadır. Kesin oluşma sebebi bilinmemektedir. Eklem veya kirişlerin zorlanması sonucu tepkisel olarak oluştuğu düşünülmektedir. Gerçekten de ganglion en sık el bileği ekleminin sırtında gözlenir (Resim 2). El bileği ekleminin avuç içine bakan bölgesi ve parmak uçlarının eklem kenarı diğer sık gözlendiği bölgelerdir (Resim 3 ve 4). Ganglion kistleri zaman içerisinde boyut olarak değişkenlik gösterir. Büyüyebildiği gibi küçülebilir veya tamamen ortadan kaybolabilir. Tamamen kaybolduktan bir süre sonra eklemin zorlanması ile tekrar ortaya çıkabilir.

 

(Şekil 1)
(Şekil 2)
(Şekil 3)
(Şekil 4)

 

TANI NASIL KONUR

Kitlenin yeri ve klinik görüntü genellikle tanının konması için yeterlidir. Ganglion kistleri ağrılı veya ağrısız olabilir. El sırtında olanlar yuvarlak ve oval şekilli, kısmen yumuşak kıvamdadır. Parmak ucu ve avuç içinde olanlar ise yaklaşık olarak bezelye büyüklüğünde, ağrılı ve oldukça set kıvamdadır. Bazen hasta tarafından kemik dokusu zannedilebilir.

 

Her hastada eklem radyografisi istenmesi tartışmalı olmakla birlikte ek patolojilerin atlanmamasını sağlar. Sıklıkla gözlenen ek patoloji, kitleye komşu eklemde aşınma-kireçlenme (artrit) sonucu oluşan kemik çıkıntılardır (spur).

TEDAVİ NEDİR?

Tedavi genellikle cerrahi uygulanmasını gerektirmez. Ağrı mevcut ise eklemi hareketsiz tutacak atel adı verilen cihazlar ve ilaç kullanılabilir. Kitlenin bir enjektör yardımı ile boşaltılması (aspirasyon) denenebilecek diğer bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sonrası kitlenin tekrarlaması (sıvı ile dolması) oranı yüksektir. Kitle ağrısız ise sadece gözlem ve takip yeterlidir. Ağrının geçmemesi, kitlenin komşu olduğu eklemde hareket kısıtlılığına neden olması veya kozmetik olarak hastayı rahatsız edecek boyutlara gelmesi (resim 5) durumunda cerrahi tedavi seçeneği izlenebilir. Kitle el bilek ekleminde ise açık veya artroskopik (kapalı) yöntemle alınabilir (video). Diğer bölgelerde açık cerrahi tek seçenektir. Usulüne uygun yapılmış cerrahi tedavi sonrası başarı oranı %90 dolaylarındadır. Cerrahi esnasında çevre dokular dikkatlice korunarak kitle ve komşuluğundaki eklemin kapsülü alınır (resim 6-7).

 

(Şekil 5)
(Şekil 6)
(Şekil 7)

 

CERRAHİ TEDAVİ NASIL BİR SÜREÇ İZLER, BENİ NELER BEKLİYOR?

Ortopedi veya El Cerrahisi uzmanı muayenesi sonrası röntgen grafisi istenebilir. Cerrahi büyük çoğunluğunda günübirlik (hastanede kısa yatış) olarak uygulanır. Genel anestezi uygulanmasına gerek yoktur. Bölgesel (aksiller blok veya RIVA) anestezi uygulaması genellikle yeterli olmaktadır. Kitle el bilek ekleminde ise açık veya artroskopik (kapalı) yöntemle alınabilir. Diğer bölgelerde açık cerrahi tek seçenektir. Doktorunuz ile görüşmenizde özel koşullarınızdan bahsetmeniz (kronik hastalıklar, devamlı kullanılan ilaçlar vb) önemlidir. Cerrahi sonrası erken dönemde (ilk 3 gün)soğuk uygulama ve elin kalp seviyesinin üzerinde tutulması ağrı ve zonklamayı azaltacaktır. Erken dönemde el bileğinizin çevresinde bir sargı veya muhtemelen atel olacaktır. Sargı genellikle 5-7 gün arasında açılarak yaranın durumu kontrol edilir. Her hangi bir sıkıntı gözlenmiyor ise banyo yapmanız mümkün olacaktır. Bu sürenin sonunda nadiren fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasına geçilebilir. Genel süreç, uygulanan cerrahi ve bileğinizin durumuna göre değişkenlik gösterse de 3 hafta içinde normal günlük hayata dönüş beklenebilir.

 

OLASI TERSLİKLER

En önemli terslik cerrahi sonrası kitlenin tekrarlamasıdır fakat bu olasılık oldukça düşüktür. Özellikle el bileği ekleminde, cerrahi sonrası sertlik ve hareket kısıtlılığı oluşma riski mevcuttur. Cerrahi yara bölgesinde kan birikmesi (hematom), enfeksiyon (iltihap) oluşumu, cerrahi bölgesinde doku yapışıklığı nedeni ile parmak hareketlerinde kısıtlılık, kronik ağrı (RSD), beklenen sonuçların geç veya hiç alınamaması akla gelen diğer tersliklerdir.

Prof. Dr. Hakan Gündeş’in Konuyla İlgili Yayını İçin Tıklayınız…